Sergi Metinleri

TR / EN


Örtülü Zihin






Örtülü zihne erişmek için iki prensip söz konusu:

İmgeler ve Metaforlar.

Beyin kelimelerle değil, imgelerle düşünür. İnsanlar fikirlerini sözel olarak ifade ederken aslında zihinlerindeki imgeleri kelimelere çevirmekle uğraşırlar. Bu sebeple örtülü zihne erişmek için birinci prensip; imgelere ulaşmaktır. İkinci prensip ise metaforlardır. Metaforlar bizim hayatı izleme, yorumlama ve kaydetme lensimizdir.

Bu çalışma için FutureBright ZMET görüşmelerinin verisini entegre etti: 3 binin üzerinde katılımcı kolajı, 10 binin üzerinde imge, 800'ün üzerinde günlük dilde kullanılan metafor ve 150'nin üzerinde derin kavram incelendi.

Türkiye’nin Bilinçdışı İmgeleri Sergisi, eserlerin sanatçılar tarafından değil, anonim katılımcılar tarafından yaratıldığı; kolaboratif üretim sürecinin yaratılan anlamın öznesi olduğu bir katılımcı sanat projesi.


















               14 Ocak - 8 Şubat  2022                MAJI ART GALLERY                 İSTANBUL              14 Ocak - 8 Şubat  2022                MAJI ART GALLERY                 İSTANBUL



Türkiye’nin Bilinç Dışı İmgeleri Sergisi


Öz’e Dönüş




Katılımcının Verdiği İsim:

Yok Oluş

Ağustos 2021
Dijital Kolaj
Animasyon: Harun Türkmenoğlu


Kendilerini pandeminin Türkiye’deki en talihsiz kurbanları olarak gören gençlik, en değerli yaşam evresinin yaşanmadan kayıp gidişine dair büyük bir yas tutuyor. Yaşam enerjileri soğruluyor, varoluşları seyreliyor.

Gençlerin, içinde bulundukları yas halinde tek yapabildikleri, köşeye çekilip sızlanarak son perdeyi izlemek. Bir şeyler yapabilmeleri için önce yas süreci ile hesaplaşmaları sonra da umut etmeyi tekrar öğrenmeleri gerekiyor.





Katılımcının Verdiği İsim:

Kendimi Keşfetmek

Mayıs 2021
Dijital Kolaj


Türkiye’de sanat tüketenler, kendilerini tanımayan ve yansıtmayan bir toplumun orta yerinde kendi benlikleriyle temas kurabildikleri ve benliklerini yeniden yazabilikleri tek kanalın sanat olduğunu düşünüyor. Sanatın kapısını açtığı sonsuz dünya sayesinde kendi özlerini dış koşullardan bağımsız olarak duyumsayabildiklerini ve bu sayede zorlu toplumsal koşullara rağmen hala var olduklarını hissediyorlar. Bu kutsal buluşma, kişiye ufuğa bakma ve ilerleme gücü veriyor.







Katılımcının Verdiği İsim:

Karmaşa

Mayıs 2019
Dijital Kolaj


Covid 19 virüsü ile birlikte “sağlık” kavramının anlamı Türkiye’de dönüşüme uğradı. Mesele artık sağlıklı ya da sağlıksız olmak değil; var olmak ya da yok olmak. Kendi ölümlülüğü ile sert bir şekilde yüzleşen insan “sağlıklı” olmanın tanımını “hayatta olmak” basitliğine indirgeyerek sağlık kavramının içini boşalttı. Ölüm kavramı da aynı ölçüde basitleşip normalleşti. Sağlıklı olmanın tanımı yeniden yapılacak.







Katılımcının Verdiği İsim:

Müstakbel Distopya

Şubat 2021
Dijital Kolaj

Türkiye’de metropol insanının en baskın duygularından biri karamsarlık. Kentleşme sürecinde yaşanan ultra hızlı dijitalleşmeyle toplumun teknolojiyle ilişkisi konusunda çok yol alınsa da, metropol insanı çok daha temel bazı insanlık kazanımları hakkında kayıplar, bozulmalar ve zedelenmeler yaşandığını hissediyor. “İnsanlık düştüğü yerden hep kalktı, yine kalkar” kabulü sorgulanıyor. İnsanlığın özüne dair önemli şeyleri; iletişimi, göz temasını, dokunmayı ve sosyalleşmeyi bebek adımlarıyla ve yeni kurallarıyla öğrenmek zorunda olan bir şehir insanından söz ediliyor.